Sen ölünce ne oluyor bak !
Her nefs, ölümü tadıcıdır ve
lâkin ecirleriniz (amellerinizin karşılığı) kıyamet günü ödenir. O vakit kim
ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa o takdirde o kurtulmuştur. Ve dünya
hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
(3/185)
Düşün ki bir gün SEN de
öleceksin.Bütün sevdiklerin seni yalnız bırakacak.
Bir metrelik toprak evinde
herkesten, her şeyden ayrı;sadece yapıp ettiklerinle baş başa kalacaksın…Unutma
Şu fani Dünyadaki amellerinle ebedi bir yurdu kazanmak ya da kaybetmek şimdi
senin elinde.Hele bir düşün!Elindeki fırsatın büyüklüğünü ve bunu boşa
harcamakla uğrayacağın kaybını dehşetini…
Düşünki,sevdiklerinin
üzerine bir kürek toprak atmak için yarıştığı bugünde; kabrin ya cennet
bahçelerinden bir bahçe,ya da cehennem çukurlarından bir çukur olacak. Unutma
ki burada bir sınavdan geçmektesin! Düşün ki; omuzlarında taşıdığın iki
kameraman hayatını filme almakta.
Bugün ki yaptıkların, yarın dev bir ekrana
yansıyacak. İşte o zaman; “Aman Allah’ım! Bunlarda her şeyi kayda almışlar,
büyük küçük hiçbir şeyi atlamamışlar” diye hayıflanmayasın. O filmi bütün
insanlık izleyecek. Yaptığın hiçbir şey gizli kalmayacak.Hiçbir ameli yeniden
işleme şansın yok,bunu unutma!
Hakikatle arana perde
olabilecek aile, mal, mülk, makam gibi engellerini aş!Öldüğün günü bir
düşün:Ortada duran cenaze sensin.İşte o gün, orada, o anda senin için hayat
bitti. Canlı cansız bütün sevdiklerin, sahip olduğun her şey seni bıraktı.
Yakınların, seni gideceğin
yere hazırlamanın telaşı ile aralarında uçup gitmiş olmanın şaşkınlığını
yaşamakta.
Düşün ki, seni
elbiselerinden soymuşlar. Sevdiğin bütün giysilerin artık birer ölü elbisesi
olmuş şuna buna verilecek. Senden bir koku sinmiştir diye saklanacak.
Değerli takıların yüzüklerin
parmaklarından alınacak…Akıp giden zamanı gösteren saatin kolundan çıkarılacak
oysa zaman yine akıp gitmekte ama sensiz. Saatinin akrebi, yelkovanı yine
belirli vakitleri göstermekte, ama artık sana değil.
Senin görmeyeceğin zamanlara
tırmanıyor saatin. Çok sevdiğin kimin eşyaların uğruna nice fedakârlıklara
katlandığın evin, araban, mülkün birer “tereke” artık. Onlar başkalarına
hesabım vermek sana düşecek.
Eşin dul, çocukların yetim
kalacak.Düşünki, artık akşam senin eve gelmen beklenmeyecek.Sofralar sensiz
kurulacak. Sevdiklerin, doğan her günü sensiz karşılamaya alışmanın çabasına
girecekler. Sıkça tekrarladıkları söz”ölenle ölünmez ki” olacak beklide.
Artık sen, adın anıldıkça
dostlarının boğazına takılan bir ilmek, yanaklarına süzülen birkaç damla yaş
olacaksın sadece. Duvarlara sinen koku, elbiselerinde kalan terin uçup gidecek.
Sesinin tonu unutulacak gün geçtikçe. Boyun endamın yüz hatların, gözlerin
unutulacak.
Ama toplantılar düzenlenecek
senin için “filancaların filanca sene Ölen bir yakını” olacaksın zamanla.
Sensiz zamanlarda koşan saatin, sensiz yıllara tırmanmaktan yorulup; eskiyince
atılacak. Sağa sola dağıtılan kıymetli elbiselerin yıpranacak,paspas,
yapılacak. Malın mülkün el değiştirecek.Hep gözüne bakan yakınların farklı
yerlere dağılacak. Çünkü artık sen yoksun. Senin gözlerin yok. Varlığın tozlu
albümlerin arasında, yılların soldurduğu resimlerde kalmış.
Yakınların hiç gelmemek
üzere gittiğine iyice inanmışlar. İçinde senin olmadığın bir dünya kurmuşlar
kendilerine. Düşün ki;sevdiklerin gözlerinin rengini unutmuşlar başka gözlere
bakıyorlar. Sevgilerini,gülümseyişlerini sımsıcak bakışlarını onlara
yöneltiyorlar.
Yıllar birbirini kovaladıkça
senin için yapılan ihtifal lerin (anma töreni) arası açılıyor.Başka acılar,
taze ölümler girmiş araya. Şimdi, yakında yitirdiklerinin acısına alışma
gayretinde yaşayanlar.
-”Bir tanem! Canım !
Ciğerim!” dediklerin, yıllar geçtikçe senin varlığını unutmuşlar.
Yıllar sonra buralarda,
oralarda senin yaşadığından söz etmek insanlara masal gibi gelecek. Şu yalan
Dünyada bir zamanlar seninde var olduğunun biricik kanıtı olan mezarını ziyaret
eden kalmayacak. Mezarın dümdüz olacak. Başucunda beklemekten yorulan mezar
taşın yıkılacak da, onu bir düzelten bulunmayacak. Çünkü sen artık kimsenin
ölüsü değilsin.
Ey İnsan !Bir gün
“Unutanlar’in” unuttuklarından bir UNUTULMUŞ olacağını unutma!. Adın
unutulacak, mezar taşın yıkılacak, bir metrekarelik toprak evin sahipsiz
kalacak. Ve Sen kimsenin ölüsü olmayacaksın! Dünyada adını anan kalmayacak.
Kimsesizler kervanına katılmış bir yolcu adı,unutulmuşlar denizine düşmüş bir
damla olarak anılacaksın sadece.
Ey İnsan! Yaşadığın her anın
paha biçilmez bir hazine kıymetinde olduğunu bil! Sonsuzluk yurduna kıymetli
armağanlar hazırla. Azığını tamamlayıver. Amelini kusursuzca yapmaya bak. Bu
nefes bir gün bitecek. Önemli dünya hayatının ve amellerinin onun huzuruna,
huzur-u Rasulullah s.a.v bütün insanlık Önünde arz olunacağının bilincine
varmandır. Ve o günde yüz akıyla hesabını verebilmendir.
Öyleyse bu dünyada her
açıdan mutlak bir saadet, Allah'ın dostları içindir. Her açıdan mutlak bir
huzursuzluk, mutsuzluk, sıkıntı hali şeytanın dostları içindir. Ahirette de
şeytanın dostları şeytanla beraber cehenneme;Allah'ın dostları da mutlaka
Allah'ın cennetine gideceklerdir Allah’ın dostları Dünya hayatında Allaha
ulaşmayı dileyenlerdir

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder